26 Haziran 2009 Cuma

Müzik Ağlıyor!

Sabahın 7sinde uyandım bugün, telefona gelen mesajla. "Başın sağolsun MJ ölmüş." diye yazmış Sinan. HASSİKTİR LAN diyip yattım yine. Saat 12de tekrar kalktığımda 8 yeni mesaj daha vardı, aynı sebepten. O an gece annemin beni uykudan uyandırıp "Michael Jackson ölmüş." dediği aklıma geldi. Ben hala inanmıyorum yada inanmak istemiyorum. Herhangi bir kaynağın sansasyon peşindeki haberi veya en kötü ihtimalle komaya girmiştir ve yine kanallar tarafından öldü diye duyrulmuştur diye düşündüm yada düşünmek istedim.

Bugün pek vaktim olmadığından dolayı internete giremedim, TRT Teletext'te MJ'in ölümüyle ilgili bir haber var mı diye bakayım dedim. 361'inci sayfada vardı. Hala inanmak istemiyordum. Aynen MJTurkFan gibi.

Biraz önce çeşitli haber sitelerine göz attım. Gözlerim doldu. Adını ezberlediğim ilk yabancı kişiydi Michael. Şarkılarını saatler boyu sıkılmadan dinleyebildiğim tek şarkıcıydı Michael.

Yıllarca kendini toplumdan soyutlayarak ve maskeler takarak kendine ihanet etmişti 'King of Soul', bugün ise bize ihanet etti. Londra'da son kez konser verip Presley gibi Sinatra gibi zirvede bırakmalıydı.

Ve bu ölüm bana etrafımın ahmaklarla dolu olduğunu bir kez daha hatırlattı. Vitiligo gibi bir hastalıktan haberi olmayan ahmaklar!

King of Pop'un resmi sitesi kapanmış durumda.

Rekorları değiştirmeye başladım; Elvis Presley'nin ve Beatles'ın rekorlarını kırdım ve ertesi gece bana ucube, homoseksüel, çocuk tacizcisi ithamlarında bulundular. Ten rengimi beyazlattığımı söylediler. Halkı bana karşı tavır aldırmak için herşeyi...
Michael Jackson

18 Haziran 2009 Perşembe

Democracy is...


Efenim benim Firefox'ta bir sorun var 2-3 haftadır. Youtube'dan video açılırken hata veriyor. Biraz önce Flash Player, Shockwave Player ve Adobe Media Player'i güncelledikten sonra düzelmiş mi diye kontrol edeyim derken herhangi bir videoya tıkladım ve düzelmediğini gördüm. Ekran görüntüsünü alıp Mustafa Varsak'a danıştım. Tabii arkadaş daha güzel bir noktaya parmak bastı :D Demokraside bir hata oluştu, tekrar deneyin!

15 Haziran 2009 Pazartesi

'Purple Reign'

Lakers'ın 15. şampiyonluğunu kutladığı, P.Jackson'ın 10. kez şampiyonluk yüzüğünü taktığı, Kobe'nin MVP olduğu ve benim tek maçını bile izlemediğim 4-1'lik seri.

09 Haziran 2009 Salı

Nostalji #2

Duck Hunt. Atari tabancasıyla az maskara olmadık bu köpeğe. Ayrıca atarinin nişan aldığımız yeri nasıl algıladığı da hâlâ sır.

06 Haziran 2009 Cumartesi

Lülecan

Ehüehüeüh. Türk spor basınını çok seviyorum doğrusu. Saraçoğlu'nda kısa bir geziden sonra Sami Yen'e gelmiş anlaşılan. Ayrıca çok kıl olduğum bir hata, İngilizce'de büyük "i" yoktur. Yoktur abicim yoktur. Allah belanızı versin. Oraya koskoca "i" harfini kondurmuşsunuz ama Saraçoğlu'nun "ç"sini konduramamışsınız.

Şimdi efenim bir Galatasaraylı olarak bayağı bir gaza geldiğim bir transfer oldu bu. Her ne kadar futbolun kimyasını çözmüş olsalar bile kariyerlerinin son zamanlarına gelmiş, belki de heyecanlarını kaybetmiş Co Adriaanse, Gerard Houllier veya Sevilla'dan sonra dikiş tutturamayan kavruk İspanyol Juande Ramos -ki İspanyollara Türkiye'nin havası, suyu yaramıyor- gibi isimlerden sonra Frank Rijkaard'ın gelmesi müthiş..

Barcelona'daki 5 yıl boyunca "Cruyff'un sistemini daha da mükemmelleştiren" bir adam Rijkaard. Krkic ve Messi'yi ilk kez A takıma alan altyapıya önem veren birisi. Zaten eski Ajax'lı.

Bu sezon Franklin'in hatırı ve Florentino Perez'in transfer politikaları sayesinde Madrid'den portakal toplama sezonu olacak gibi görünüyor. Mesela van der Vaart neden kiralık gelemesin, van Nistelrooy'un bonservisi alınamasın? Tabii Barçalı Krkic'in de kiralık olarak gönderileceği belli, bu takım neden biz olmayalım?

Yine de Rijkaard'ın bir sistem hocası olması ve GS'nin bir sisteminin olmaması -Skibbe'nin denemelerine rağmen- bu sezon başarılı olmamazı biraz zor kılıyor. Adnanx2 biraz sabrederde sezon sonunda göndermezse iki yıl içinde "takım" olabilir GS. (Yıllardır bu işin içindeymişim gibi konuşuyorum acayip havalı oluyor.)

Lülecan zamanında Ronaldinho'yu bile dizginlemiş adam, Lincoln'le maceralarını büyük sabırsızlıkla bekliyorum doğrusu.

Kendisi de gücünü Ruud Gullit gibi saçından mı alıyor aceba?
Haldun Üstünel gibi iki tane daha yöneticimiz olsa...